Arazi Terimleri Sözlüğü

08.12.2018
1.047
A+
A-
Arazi Terimleri Sözlüğü

Arazi Terimleri Sözlüğü 

açık alan [İng. open space]: İmar, tarım ve orman alanları dışında kalan, insanlarınetkin oldukları alanların dışındaki alanlar.

açık maden ocağı [İng.open-cast mine]: Yeryüzünün üst kısmında bulunan, üstkatmanların kaldırılması ile çıkarılan kömür vb maden ocağı.

açma: Ormandan ağaç kesme yoluyla tarıma elverişli bir duruma getirilen arazi.

ada bölümü krokisi [İng.island index map]: Kadastro çalışma alanı içerisinde yeralan, kadastro adalarını gösteren kroki.

ada fihristi [İng.island index.]: Kentsel arazi düzenlemelerinde adaların hangikadastro ve imar paftasında yer aldığını gösteren çizelge.

ada numarası [İng.island number.]: Kadastro çalışmalarında, 101’den başlayarak,kadastro adalarına verilen numara.

ada paftası [İng.island type map ]: Kadastro adalarını esas alan, ada grupları ileoluşturulmuş çizim sistemi, pafta türü.

afet alanı [İng.disaster area.]: Deprem, heyelan, çığ, orman yangını ve taşkın gibidoğal afetlere yatkın alan.

afet yönetimi [İng.disaster management.]: Afet sonucu doğacak olaylarınincelenmesine, zararların en aza indirilmesine yönelik afet öncesinde, afet sırasında ve sonrasında yapılması gereken çalışmaların planlanması ve uygulanması için toplumun tüm kaynaklarının ve kurumlarının sürece katılarak yönetilmesi.

aile hukuku [İng.family law ]: Aile bireyleri arasındaki, evlenme, boşanma gibiilişkileri düzenleyen yasal kurallar bütünü.

aile konutu [eski: mesken, İng. residential building]: Ailenin sürekli oturmasınaayrılan konut.

akaçlama [eski:drenaj,İng.drainage]: Topraktaki fazla suyu akıtmak için yapılandüzenleme, drenaj.

altyapı [İng.infrastructure]: Bir yerleşim bölgesi, sanayi kuruluşu için gerekli olanyol, su, elektrik, iletişim, vb yapıların tümü, teknik altyapı.

alüminyumlu pafta [İng.aliminium map sheet.]: Kadastral planların çizimininyapıldığı, orta tabakası alüminyum alaşımlı, alt ve üst tabakaları kağıt olan, çizim altlığı.

ana plan [eski: nazım imar planı,İng.master plan, general plan ]: Bir kentin genelyerleşme ilkelerini ve gelişme biçimini ana çizgileri gösteren ve uygulama planlarına temel olan plan, master plan.

ana sicil [eski: asli sicil. İng.prencipial register]: Taşınmaz malların iyelik bilgilerini,hak ve yükümlülüklerini gösteren, devletin güvencesi altında olan tapu kütüğü, yevmiye defteri, plan ve diğer resmi belgeler bütünü.

çevre [İng.environment]: Bir organizmanın var olduğu ortam ya da koşullar; doğalfiziksel öğeleri ve etkileştiği insan ürünü koşullar.

Çevrebilim [İng.ecology]: Canlı varlıkların içerisinde yaşadıkları doğal ortamları ileinceleyen bilim dalı, Ekeoloji.

çevre analizi [İng.environmental analysis]: Belirli bir arazinin topoğrafik, jeolojik,hidrolojik ve kültürel özellikleri gibi çevresel özelliklerinin irdelenmesi.

çevre değerlendirmesi [İng.environmental assessment]: Bir projenin, ya da araziyeilişkin bir eylemin çevre açısından yararlı olup olmayacağı ve çevresel etki raporunun gerekip gerekmediğini saptamak amacıyla yapılan inceleme.

çevre düzeni planı [İng.environmental plan]: Ülke ve bölge plan kararlarına uygunolarak her türlü yerleşme ve arazi kullanım kararlarını belirleyen plan.

çevre koruma [İng.environmental protection]: Potansiyel olarak tehlikeli atıkmaddelerin çevreye boşaltılmasının en aza indirilmesi, ya da önlenmesi amacıyla yapılan çalışmalar, kaynakların bu gereksinime uygun yönetimi.

çevre mühendisliği [İng.environment engineering]: Çevrenin korunması, kirliliğinazaltılması, daha iyi bir çevrenin oluşturulması ile ilgili teknolojilerin tasarlanması, çevre süreçlerinin irdelenmesi ve önlemler alınması konusunda işlevi ve yetkisi olan mühendislik dalı.

çevre planlaması [İng.einviromental planning]: Bir kentin çevresi ile birliktetasarlanması gerekli bölgeleri, bölgesel planlamalarla ilişki kurularak hazırlanan koruma, kullanma ve yerleşme düzenlemeleri için yapılan planlama.

çevre yolu [İng.beltway]: Ana ulaşım yolları ile bağlantılı, genellikle kentiçevreleyen ulaşım ağı.

çevre yönetimi [İng.environmental management]: Toprak, su ve hava gibi doğalkaynakların kullanılması ile ilgili çevre etkisini göz önünde tutan, uygulamaların tümü ve bununla ilgili planlama, programlama ve izleme etkinliği.

çevresel denge [İng.ecological balance]: Bayındırma önlemleri ile birlikte var olandoğal yapının korunması ve güçlendirilmesi.

çevresel etki değerlendirmesi [İng.enviromental impact assessment]: Yeni gelişme veprojelerin çevreye olabilecek sürekli ya da geçici etkilerinin toplumsal sonuçları

ve seçenekli çözümleri de içine alacak biçimde analizi ve değerlendirilmesi, ÇED.

çevresel etki raporu [İng.enviromental impact statement]: Çevresel etki değerlendirmeçalışmalarını gösteren ayrıntılı rapor. ÇED raporu.

çevreye duyarlı alan [İng.enviromental sensitive area]: Doğal yerleşmeleri ve süregelengeleneksel tarımsal etkinlikleri koruma amaçlı, yoğun tarımdan geleneksel tarıma dönmek için özel önlemler almak gereği duyulan alan.

çizgi harita [İng.line map]: Ayrıntıları soyut nokta ve çizgilerle gösteren, kağıt üzerineçizilmiş, basılarak çoğaltılmış ya da çoğaltılmamış, alışılmış harita türü, analog harita.

çizim [eski:tersimat,İng.drawing, plotting]: 1) Ölçü değerlerini kullanarak, kağıtüzerinde ya da ekranda harita ve plan oluşturma işi. 2) Fotogrametrik stereomodel üzerinde haritada bulunması gerekli ayrıntıları çizme işi.

çok amaçlı kadastro [İng.multi purpose cadatre]: Genel amaçlarının ötesinde,kadastronun sürdürülebilir gelişme planları için gerekli bilgileri de içeren kadastro türü.

çöplük [İng.dump site]: Katı atıkların boşaltılıp üstü açık bırakılan atık tasfiyealanı.

dalgakıran [İng.jetty]: Dalga, gelgit ve akıntılardan korumak amacıyla, deniz, gölve ırmak kenarlarına yapılan set, yapı.

değer [eski:kıymet,İng.value]: Satılabilir, değiştirilebilir bir nesnenin, çeşitliölçütlere göre belirlenmiş parasal karşılığı.

değer artış vergisi: Bir kamu hizmeti sonunda taşınmaz malın artan değeri üzerindenalınan vergi.

değer haritası [İng.value map]: Arsa ve arazilerin birim fiyatını gösteren ve bellizaman aralıklarında üretilen harita

değerleme [İng.valuation, assesment]: Bir taşınmaz malın belli ölçütlere göre,güncel, kira, kullanım ya da yatırım değeri gibi değerlerinin belirlenmesi işi.

değerleme uzmanı [İng.apraiser]: Bir taşınmaz malın, belirli ilkelere göre,değerlemesini yapabilen, değerleme uzmanlığı lisansı bulunan kişi.

değişebilir sınır [İng.changeable boundary]: Doğal ve yapay işaretlerle belirliolmayan, genişleme uygun taşınmaz mal sınırı.

deniz seddi [İng.seawall]: Sahili koruyan ve iç kısımlara taşmaları önleyendeniz kenarlarındaki sağlam duvar.

devre mülk: Bir konutun ya da bir yapının bağımsız bölümünün ortak iyelerinin,ortaklık paylarına uygun olarak yılın belirli dönemlerinde yararlanmasını sağlayan irtifak hakkı.

devre tatil: Tatil yapılan bir kuruluştan, belirli zaman dilimlerinde yararlanma hakkı.

dinlenme yeri [İng.recreation area]: Kentsel alanlarda insanlara dinlenme veeğlenme gereksinimleri için ayrılan ve kişi başına büyüklüğü yasayla belirtilen alan, rekreasyon alanı.

direy [İng.fauna]: Bir bölgedeki hayvan türleri ve dağılımı, fauna.

Dirlik: Osmanlı İmparatorluğunda, bir hizmet karşılığında, kullanım hakkı verilentaşınmaz mal ve bu nitelikteki toprak kullanım sistemi.

doğa koruma alanı [İng.nature protection area]: Doğal çevrenin korunması vearaştırılmaları için ayrılmış alan.

doğal kaynak [İng.natural resource]: Yer yüzünde ve yer altında bulunan, ağaç, temizsu, madenler gibi zenginlik kaynağı olan, insan yaşamı için değer oluşturan şeyler.

doğal sınır [eski:tabii hudut, İng.natural boundary]: Doğanın oluşturduğu, göl,deniz kenarı, ırmak kenarı ya da uçurum gibi doğal oluşumlu parsel sınırı.

doğrudan tescil [eski:resen tescil,İng. ]: İmar, arazi toplulaştırma vbuygulamalar sonucunda ortaya çıkan ve ilgilisinin başvurusu olmaksızın yapılan tescil.

doğruluk [eski:hassasiyet,İng.accuracy]: Ölçülerin ya da ölçülerden elde edilenbüyüklüklerin gerçek değere yakınlığını gösteren, genellikle karesel ortalama hata ile ölçülen nitelik.

dolgu [İng.riprap]: Set erozyonunu önlemek için düzensiz biçimde bir arayakonmuş kaya parçası, taş, ya da betondan yapılmış duvar.

dolu pafta [İng.frame sheet]: Ülke düzeyinde ya da bir kent ve kasaba içindüzenlenmiş pafta bölümleme sisteminde oluşturulmuş pafta çizim türü.

dönüm: Yasal olarak 1000 metre kare biçiminde belirlenmiş alan ölçüsü birimi.

durum haritası [İng.city map, town map]: Mekansal düzenlemelere altlık olmak,kent ve kasaba yönetiminde kullanmak amacıyla yaptırılan harita, halihazır harita.

duyarlık [eski:hassasiyet,İng.precision]: 1) Bir ölçü kümesindeki ölçülerinbirbirlerine yakınlığını, uyumluluğunu gösteren, genellikle karesel ortalama hata ile ölçülen nitelik. 2) Ölçü aletlerinin ölçebileceği en küçük miktar ile ilgili nitelik, çözünürlük. incelik.

düzeltme [eski:tashih,eski İng.rectification]: Tapu kütüğündeki yanlış kaydınbelgelere uygun duruma getirilmesi.

düzeltmeler sicili [eski: tashihler sicili,İng.rectification recister]: Tapu kütüğü vekadastro planlarında yapılan düzeltmelerin kaydedildiği sicil

düzenleme alanı [İng.land consolidation area]: Kentsel ve kırsal alanlardayapılacak düzenlemelerin sınırları içinde kalan alan.

düzenleme ortaklık payı: Kırsal ve kentsel alan düzenlemelerinde, kamusalgereksinim için, düzenlemeye katılan parsellerden kamuca alınan yasal miktar.

eğim haritası [İng. slope index map]: Araziyi eğim gruplarına ayırarak gösteren,çeşitli arazi yönetim projelerinde yararlanılan harita.

eklenti [eski:teferruat, müştemilat]: Kullanım ya da işletilmesi için gerekli olan vetaşınmaz mala bağlı bulunan kömürlük vb taşınır, taşınmaz öge .

ekosistem [İng.ecosystem]: Birbirleriyle ve cansız ortamla ilişki içinde olan kendiiçinde yeterli bitki ve hayvan topluluğu.

elbirliği iyeliği [eski:iştirak halinde mülkiyet,İng.tenancy in common colletive,collective proporty]: Pay oranları belli olmaksızın birden çok kişinin bir taşınmazmala iye olması.

elkoyma [eski:müsadere]: Gerekli durum ve koşullarda, ülkenin çıkarlarıdoğrultusunda, kimi kurum ve kişilerin taşınmaz mallarının, yazılı bir kararla hükümet buyruğuna alınması.

emlak alım-satım vergisi: Taşınmaz malın ya da yararlanma hakkının el değiştirmesisırasında alınan vergi.

emlak beyan değeri: Taşınmaz mal iyeleri tarafından belediyelere bildirlen taşınmazmal değeri, taşınmaz mal beyan değeri.

emlak komisyonculuğu: Taşınmaz malların alınması, satılması, kiraya verilmesi vbişlerde kişiler arasında aracılık işi.

emlak vergisi [İng.land tax]: Taşınmaz malın değeri üzerinden her yıl alınan vergi.

taşınmaz mal vergisi.

enerji korunması [İng.energy conservaton]: Enerji kaynaklarının akılcı vedenetimli kullanılması ile ilgili her türlü önlem ve etkinlikler.

eşya hukuku [İng.real law]: Eşya üzerindeki egemenlik haklarını düzenleyenhukuk kuralları.

fen kontrol memuru: Kadastronun teknik yönlerini denetleyen ve kadastrokomisyon üyesi olan eleman.

fen memuru: Kadastronun teknik bölümünde görevli, diğer kurum ve kuruluşlarda,belediyelerde de benzeri görevler yapan yetkili eleman.

Fotogrametri [İng. Photogrammetry]: Fotoğraf yardımı ile ölçme ve bilgi toplamabilimi ve teknolojisi.

fotogrametrik harita yapımı [İng.photogrammetric mapping]: Havafotogrametrisi yöntemi ile haritaların üretilmesi.

fotoplan [İng.photoplan]: Düz alanların hava fotoğraflarının tam düşeyedönüştürülerek ve ölçeklendirilerek oluşturulmuş, geometrik olarak harita özelliği taşıyan fotoğrafik ürün.

gecekondu [İng.shanty, squatter house]: Yasalara ve imar kurallarına aykırı olarak,gerçek ya da tüzel, kamusal ve özel kişilerin toprakları üzerine yapılan yoksul halk kesimlerinin üzerinde yaşadıkları yapı, barınak türü.

gecekondu bölgesi [İng.shanty-town]: Gecekondu yapılarından oluşan kent kesimi.

gecekondu iyileştirme bölgesi [eski:gecekondu ıslah bölgesi]: Gerekli kamu hizmetlerigötürülerek iyileştirilmesi planlanan ve bu amaçla ayrılan yerleşme alanları.

gecekondu önleme bölgesi: Gecekondu yasasına göre konut yapımına ayrılan bölge.

geçerli sınır: Taşınmaz mal iyelerinin kendi aralarında anlaşarak oluşturdukları taşınmazmal sınırı.

geçici not [eski:muvakkat şerh, İng.remark,note]: Tapu işlemlerinde ilgilisininhaklarının bir tehlikeye uğramaması ve hakkını kanıtlama veya eksiğini tamamlamak için tapu sicilinde ayrılan bölüme düşülen not.

geçit hakkı [İng.right of way; right of access]: Bir kimsenin iyesi olduğu taşınmazmaldan diğer bir taşınmaz mala ya da yola geçebilmek için üçüncü kişilere tanınan hak.

genel sınır [İng.general boundary]: Kadastro çalışmalarının yapılacağı alanıgösteren, köy ya da mahalleyi çevreleyen sınır.

genel sınır krokisi [İng.general borundary sketch]: Kadastro çalışma alanınıbelirleyen sınırı gösteren kroki.

gerçek değer [eski:cari kıymet,İng.market value]: Taşınmaz mallarınkamulaştırılmasında ödenecek miktarın belirlenmesinde ölçü alınan ve işlem sırasında serbest oluşan değer.

grafik kadastro [İng.graphical cadastre]: Herhangi bir koordinat sistemioluşturulmaksızın kapalı poligonlar yardımı ile yapılan kadastro türü.

grafik kadastro paftası [İng.graphical cadastre map sheet]: Grafik kadastrouygulamaları sonucunda elde edilmiş kadastro planı, grafik pafta.

güncel değer [eski:rayiç bedel,İng.market value]: Taşınmaz malın belirl birgündeki değeri.

hacizler sicili: Haczedilen taşınmaz malların yazıldığı sicil.

ham toprak [eski:hali arazi]: Tarım alanına dönüştürülmeyen, ekonomik yararıolmayan arazi.

hamur kuralı: Kırsal ve kentsel alanlarda, iyelik durumuna bakılmaksızın yapılacakyeni düzenlemenin kuralları.

harita [İng.map]:

harita mühendisliği [İng.surveying engineering]: Temel topoğrafik, kadastral ve durumharitalarının üretiminde görevli ve sorumlu olan, her tür arazi projelerinde diğer meslek elemanları ile birlikte projeler üretebilen, bu projeleri yönetebilen, uygulayan, ilgili donanım ve yazılımları kullanabilen ve bu nitelikleri kazandırıcı eğitim gören mühendislik alanı, harita ve kadastro mühendisliği, jeodezi ve fotogrametri mühendisliği.

has topraklar: Bakan ve Devlet adamlarına kullanım hakkı verilen, iyeliği Osmanlısultanlarına ait olan topraklar.

hata sınırı [eski:tecvizi hata,İng.maximum error, tolerance]: Ölçme pratiğinde,ölçü sonuçlarının duyarlık ya da doğruluklarının değerlendirilmesinde aşılmaması gereken ve karesel ortalama hatanın genellikle üç katı olarak alınan değer, hata toleransı.

Hava Fotogrametrisi [eski:havai fotogrametri, İng. Aearial Photogrammetry,aerial suvey, Aero Photogrammetry]: Uçaktan çekilen fotoğraflar ile çalışan, ortave büyük ölçekli harita üretiminde yoğun ve yaygın olarak kullanılan fotogrametri yöntemi.

havza yönetimi [İng.watershed manegement]: Su toplama havzalarında, doğalkaynaklardan en iyi şekilde yararlanabilmek için gerekli planlama ve geliştirme etkinliklerini de içeren yönetim biçimi.

Hidroloji [İng. Hydrology]: Yeryüzeyi ve yer altı suları, bunlarla ilgili konularıinceleyen bilim dalı, su bilimi.

hidroloji haritası [İng.hydrological map]: Akarsu, göl vb su varlığının ögelerinigösteren orta ölçekli tematik harita.

hidrolojik inceleme [İng.hydrologic study]: Bir alanın su varlığının nicelikseldeğerlendirilmesi, taşkın denetimi gibi suların değişik yönlerinin sistematik olarak değerlendirilmesi.

hukuki kadastro [İng.juridical cadastro]: Kayıtlardaki kadastro bilgilerinin ve kadastroplanlarının devlet güvencesi altında olan kadastro türü, hukuksal kadastro.

identifikasyon [İng.identification]: Fotogrametrik kadastro çalışmalarında dahasonraki stereo değerlendirmede kullanılmak üzere taşınmaz mal sınırlarının, arazi kadastrosu çalışmalarında büyütülmüş hava fotoğrafları üzerinde gösterilmesi işi.

identifikasyon fotoğrafı [İng.identification photograph]: Fotogrametrik yöntemlearazi kadastrosu çalışmalarında taşınmaz mal sınırlarını gösteren büyütülmüş hava fotoğrafı.

İkta:

iltizam sistemi: Osmanlı İmparatorluğunda, tımar sisteminin kaldırılmasından sonra,peşin vergi karşılığında toprağın kullanım hakkının kişilere verilmesi sistemi.

imar [İng.development]: Yerleşme bölgelerinin gelişip güzelleşmesi, yaşamkoşullarına uygun hale getirilmesi, bununla ilgili kurallar bütünü. bayındırma.

imar adası: İmar planlarındaki yol, nehir, göl vb ile çevrili parseller topluluğu.

imar hakkı [İng.development right]: Kamu kuruluşları ve belediyelerin, plnlama,imar ve inşaat hizmetleri sonucunda taşınmaz mal sahiplerine sağladığı haklar.

imar ıslah planı: Düzensiz ve sağlıksız biçimde gelişmiş yerleşme bölgelerindeuygulanmak üzere hazırlanan, mevcut durumu da dikkate alan iyileştirme planı, ıslah imar planı.

imar ihya: Orman dışında kalan ve Devletin iyeliğinde bulunan, herhangi bir kamuhizmetine verilmemiş tarım dışı arazinin, emek ve para harcayarak tarım alanına dönüştürülmesi.

imar parseli [İng.lot, plot]: Kent ya da kasaba imar düzenine uygun olarak olarakoluşturulmuş taşınmaz mal, parsel.

imar planı [İng.development plan]: Kent ya da kasaba halkının insanca yaşamasınısağlamak amacıyla; oturma, çalışma, dinlenme ve ulaşım yerlerinin ve bölgelerin kullanım biçimleri ile taşınmaz malları düzenleyen belge.

imar planı uygulaması: Taşınmaz malların imar planına uygun duruma getirilmesive tapu sicilinin buna göre yeniden düzenlenmesi.

imar projesi [İng.developement desing]: Yerleşme bölgelerinin geliştirilmesi,yaşamkoşullarına uygun duruma getirilmesi için yapılan hesap, çizim ve görünüm çalışmaları.

ipotek [eski: rehin, İng. hypothecation, mortgage]: Belirli bir miktar ve süre içinsağlanacak kredi ya da doğması olası bir borç için taşınmaz malın güvence olarak gösterilmesi ve bu durumun tapu kütüğüne kaydedilmesi, taşınmaz mal tutusu, tutu.

ipotek belgesi [İng.hypothec document]: İpotek işlemi sonunda tapu sicilyetkililerince alacaklıya verilen belge.

ipotek derecesi [İng. ]: Aynı taşınmaz maldaki birden çok ipoteğin birbirine karşıüstünlüğünü gösteren ve tapu kütüğünde de belirtilen sıralama.

ipotekli borç senedi [İng.mortgage]: Güvence altına alınan taşınmaz malın, parayaçevrildiğinde alacağın karşılanmaması durumunda, borçlunun diğer mallarının paraya çevrilerek eksiğin tamamlanmasını sağlayan, başkasına da devredilebilen özelliği olan ipotek türü.

irtifak hakkı [İng.servitude; easement, servitude]: Taşınmaz mallar üzerindebaşkalarının yararlanması için kurulmuş, yararlanma, geçit vb haklar.

iskan [İng.settlement]: Bir topluluğun, yaşamlarını sürdürmeleri için, başka bir bölgeyeyerleştirilmeleri, yerleştirme, yurtlandırma.

iye [eski: malik,İng.owner, proprietor]: Kendisinin olan bir şeyi, yasaya uygun olarakdilediği gibi kullanabilen kimse, sahip.

iyelik hakkı [eski:mülkiyet hakkı,İng.tenure,ownership right]: Bir taşınmaz malüzerindeki yasal egemenlik ve bu durumu güvence altına alan hak.

iyi niyet [eski: hüsnü niyet,İng.bona fide]: Herhangi bir kişi ya da konu için hiçbirkötü düşünce beslememe.

jeoloji haritası

kaba hata [İng.gross error, blunder]:Ölçmeler sırasında ölçme aletinden ya dahesaplamalar sırasında çalışanların özensizliğinden kaynaklanan büyük ölçü ve hesaplama hatası.

kadastro [İng.cadastre]: Bir ülkedeki her tür taşınmaz malın, sahibi, yeri,yüzölçümü, sınır ve değerlerinin Devlet eliyle saptanıp plana bağlanması işi.

kadastro adası [İng.cadastral islande]: Irmak, deniz, göl, yol gibi doğal ve yapaysınırlarla çevrelenmiş parseller topluluğu, ada.

kadastro arşivi [İng.cadastral archive]: Kadastro planlarının güvenliğininağlanması amacıyla, plan ve bunun oluşturulmasına yarayan tüm belgelerle plandaki değişikliği gerçekleştiren belgelerin kopyalarının merkezde toplanması sonucu meydana getirilen arşiv.

kadastro bilgi sitemi [İng.cadatral information system]: Kadastro sistemininişletilmesi, yönetilmesi ile oluşturulmuş mekansal bilgi sistemi.

kadastro bilirkişisi [İng.expert witness]: Kadastro çalışmaları sırasında, taşınmazmal iyeleri ve sınırları konusunda bilgisine başvurulan ve nitelikleri kadastro yasasında belirtilen uzman kişi, bilirkişi.

kadastro bölgesi [İng.cadastral area]: Kadastro çalışması yapılacak il ya da ilçesınırları içinde kalan alan, kadastro projesi alanı.

kadastro çalışma alanı [İng.cadastre project area]: Kadastrosu yapılan ya dayapılacak köy ya da mahalle.

kadastro değeri [İng.cadastral value]: Kadastro çalışmaları sırasında belirlikurallara göre taşınmaz malın saptanan değeri.

kadastro güncellemesi [İng.revision of cadastre]: Güncelliğini yitirmiş eskikadastro planlarının ve diğer bilgilerin güncel duruma getirilmesi için yapılan işlemler, kadastro revizyonu, güncelleme.

kadastro harcı: Kadastro çalışmaları tamamlandıktan sonra, taşınmaz mal sahiplerindenalınan katkı payı.

kadastro haritası [İng.cadastral map]: Taşınmaz malların sınırlarını, üzerindekiyapı, duvar vb bilgileri gösteren, ada ve parsel numaraları bulunan, eşyükselti eğrileri olan ya da olmayan harita, kadastro planı.

kadastro ilanı: Kadastro çalışmalarından önce ve sonra, durumu ilgililerine açıklayanve hukuki sonucu olan duyuru, ilan.

kadastro komisyonu: Kadastro çalışmalarının sonuçlarına yapılan itirazlarıincelemek ve karara bağlamak üzere oluşturulan kurul.

kadastro mahkemesi [İng.a cadastral court]: Kadastro çalışmaları sonunda ortayaçıkan anlaşmazlıklara bakmakla görevli ve yetkili özel yargı birimi.

kadastro müdürlüğü: Kadastroyu yapmak ve kadastro planlarını güncel tutmaklayetkili ve yükümlü yönetim birimi.

kadastro mühendisi [İng.cadastre engineer]: Kadastro çalışmalarını yürüten,yöneten ya da denetleyen uzman harita mühendisi.

kadastro ölçme yöntemi [İng.cadastral surveying method]: Kadastro ölçmelerisırasında uygulanan, prizmatik, takeometrik alım gibi adlar verilen ölçme türü, kadastral ölçme yöntemi.

kadastro ölçmesi [İng.cadastral surveying]: Kadastro çalışmalarında ya dagüncelleme ve yenileme çalışmalarında uygulanan ölçme türü ve ölçme işlemi.

kadastro paftası [İng.cadastral map sheet]: 1) Kadastro planlarının üzerineçizildiği altlık. 2) Kadastro plan ve haritalarından her biri, kadastro planı, kadastro haritası.

kadastro parseli [İng.cadastral parcel]: Kadastro çalışmalarında sınırları belirliolan arazi parçası, taşınmaz mal.

kadastro planı [İng.cadastral plan]: Eşyükselti eğrileri olmayan harita. kadastro haritası.

kadastro projesi [İng.cadastre project]: Bir ülkede ya da bir bölgede kadastroyapmayı amaçlayan ya da kadastro sistemini kurmayı amaçlayan proje.

kadastro sistemi [İng.cadastral system]: 1) Taşınmaz mallar ile özel ve tüzel kişilerarasındaki ilişkileri düzenleyen güvence altında tutan kurallar ve yöntemler bütünü. 2) Ülkeden ülkeye değişen nitelikleri olan kadastro türü, kadastral sistem.

kadastro tutanağı: Kadastro çalışmaları sırasında taşınmaz malların iyelik durumlarınınve kazanım biçimlerinim açıklandığı, muhtar ve bilirkişilerin katılımıyla görevli olanlarca düzenlenen belge, tutanak.

kadastro üyesi [eski:tapu azası]: Kadastro çalışmaları sırasında taşınmaz mallarıniyelik durumunu inceleyen kurulun yöneticisi, kurul üyesi.

kadastro yargıcı [eski:kadastro hakimi]: Kadastro mahkemesinde görev yapan hukukadamı, yargıç.

kadastro yenilemesi [İng.renovation of cadastre]: Teknik nedenlerle ya dakadastro planlarının uygulama niteliğinin kaybolması ile kadastronun yeniden yapılması, yenileme.

karton pafta: Niteliksiz kartonlara çizilmiş kadastro planı.

kamu orta malı: Kamunun yararlanmasına ayrılan ve tapu sicilinde özel sicilekaydedilen, mera, otlak, yaylak vb taşınmaz mallar.

Kamu Ölçmeleri [İng.official surveying]: Kadastro, imar uygulamaları,kamulaştırma, kırsal ve kentsel toprak düzenlemeleri ile ilgili Ölçme Bilgisi, alanı

ve bu alanı içeren bilim dalı.

kamu taşınmaz malı: Devletin iyeliği altındaki taşınmaz mal.

kamu yararı [eski:amme menfeati, İng.public interest]: Yapılan ve yapılacakişlemlerde kamusal yararın ön planda tutulması.

kamu yönetimi [eski:amme idaresi, İng.public administration, public

management]: 1) Devlet eliyle yönetilen işlerin tümü, 2) yürütme organının kamu

hizmetlerine ilişkin etkinlikleri.

Kamulaştırma [eski:istimlak,İng.expropriation]: Kamu yararına projelerinuygulanmasında, özel iyelik konusu taşınmaz malların karşılığı ödenerek kamuya kazandırılması.

kamulaştırma bedeli [eski:istimlak bedeli, İng.expropriated value]: Kamulaştırmayapan kuruluş tarafından, taşınmaz mal için belirlediği bedel, kamulaştırma değeri.

karesel ortalama hata [İng.root mean square error,standart deviation, standarterror]: Bir ölçünün doğruluğunu ya da duyarlılığını gösteren ve ölçü hatalarınınya da düzeltmelerin karelerinin toplamında hesaplanan ölçüt, ortalama hata, standart sapma.

kasaba haritası [eski: halihazır harita,İng. town map]: Kasaba belediyelerininyönetimlerince, her türlü mekansal düzenlemeye altlık olması için yaptırılan, harita, durum haritası.

kat: Bir binada yatay iki döşeme arasında kalan aynı düzeydeki dairelerin, odaların,koridorların tümü.

kat alanı katsayısı: Bir yapının bütün katlardaki alanları toplamının parselalanına bölünmesi ile elde edilen katsayı, KAKS.

kat irtifakı: Yapılmakta olan ya da yapılacak binaların bağımsız bölümlerindekurulacak kat mülkiyetine esas olmak üzere iyenin arsa payına bağlı olarak kurulan hak.

kat irtifak hakkı: Yapılmakta ya da yapılacak olan bir binanın binaların bağımsızbölümlerinde kurulacak kat mülkiyetine esas olmak üzere, iyenin arsa payına bağlı olarak oluşturulan hak, kat irtifakı.

kat iyeliği: Tamamlanmış bir binanın bağımsız bölümlerinde,taşınmaz malın iyesiveya iyeleri tarafından kat mülkiyeti yasasına göre kurulan mülkiyet, kat mülkiyeti..

kaynak hakkı: İyesi olmadığı bir taşınmazdaki kaynaktan yararlanma ve bukaynağın suyunu kendi taşınmaz malına akıtma hakkı.

kent bilgi sistemi [İng.urban information system]: Kent yönetimine yardımcıolmak, mekanla ilgili karmaşık sorunların çözümünde ve sağlıklı kararların alınmasında kolaylıklar sağlamak için kurulan ve uygulanan coğrafi bilgi sistemi.

kentbilim [eski:şehircilik, İng.urban science]: Kentlerin değişip büyümesini,bayındırlaşmasını, sağlıklı gelişmesi ile ilgili düzenlemelerle uğraşan bilim dalı.

kent haritası [eski:halihazır harita,İng.city map]:Kent belediyelerince her türlümekansal düzenlemelere altlık olması için yaptırılan, 1/500-1/1000 ölçekli harita, durum haritası.

kent planlaması [eski:şehir planlaması, İng.urban planning]: Bir kentteki tümarazi çalışmalarını, arazi kullanım biçimleri ile gereksinimlerini, kentin gelecekteki gelişme durumunu inceleyen, buna göre düzenlenen plan, program ve projeler bütünü. Kentsel tasarlama.

kentsel alan düzenlemesi: Yerleşme bölgelerinin gelişip güzelleşmesi, yaşamkoşullarına uygun duruma getirilmesi için yapılan düzenleme çalışması.

kıraç arazi: Verimsiz, sulanamayan ,bitek olmayan arazi, kıraç toprak.

kırsal alan [İng.rural area]: Üretimi tarıma dayalı kırsal nüfusun yaşadığı, çalıştığıalan.

kırsal alan düzenlemesi [İng.land consolidation]: Tarım alanlarında en uygun tarımsalverimin alınması için taşınmaz mal sınırlarının ve iyelerinin, belirli ilkeler uygulayarak, yeniden düzenlenmesi, arazi düzenlemesi, arazi toplulaştırması, toplulaştırma.

kışlak: Kışın barınılan yer, göçebe oymakların hayvanları ile birlikte konakladıklarıyer.

kıyı alanları yönetimi [İng.coastal zone management]: Kıyı sularını ve suhavzalarını kirlilikten korumak ve sağlanacak yararı en büyükleştirmek amaçlı yönetim türü.

kıyı çizgisi [İng.,coastal line]: Deniz, göl ve akarsu kenarlarında, herhangi bir andasuyun karaya değdiği noktaları birleştiren çizgi.

kıyı kenar çizgisi: Deniz, göl ve nehirlerin kıyı çizgisinden sonra, kara yönündeolmak üzere belirli koşullar göre tanımlanmış kamuya ayrılan alanın sınırı.

komşu alan [eski: mücavir alan]: Kentlerin gelişme alanlarındaki yapılaşmanındenetim altına alınabilmesi, yasalara uygun yapılaşmanın sağlanması için, kent yönetim sınırlarının genişletildiği alan.

kontrol noktası [İng.control point]: Ayrıntı noktaları ölçmelerinin yapılabilmesi içinoluşturulan, koordinatları bilinen, nirengi, poligon vb nokta.

kontrol ölçmesi [İng.control surveying]: Ayrıntı noktalarının ölçmelerine temel olacakkontrol noktalarının elde edilmesi için yapılan ölçmeler.

konum planı [eski:vaziyet planı, İng.plan]: Bir arsa üzerinde yapılan, blok veyaayrı ayrı birden fazla yapının, arsa içindeki konumu, varsa özel yol, yeşil alan, spor

tesisleri gibi ortak yerleri gösteren ve belediyece onanmış plan.

koruma alanı: Taşınaz mal, kültür ve doğa varlıklarının korunması ya da tarihiçevre içinde korunmaları zorunlu olan alan. sit alanı.

köy kurulu [eski:köy ihtiyar heyeti]: Köylerde muhtarlıklarda bazı yetkileribulunan, seçimle göreve gelmiş üyelerden oluşan kurul.

köy sınır belgesi: Köy kurullarınca düzenlenen, varsa anlaşmazlıkları gösteren, köysınırlarını tanımlayan belge.

köy yenileme: Köy yerleşim alanlarının yeniden düzenlenmesi.

köy yerleşim alanı: Belediye ve komşu alan sınırları dışında, köy ve mezraların endışındaki evlerin 100’er m. dışından geçirilerek oluşturulan alan, yerleşik alan.

kutupsal ölçme yöntemi [İng. tacheometry]: Kontrol noktalarından uzaklıkları vedoğrultuları ölçerek ayrıntı noktalarının konumlarının bulunmasını sağlayan ölçme yöntemi, takeometre yöntemi.

küresel Konumlama Sistemi [İng.global positioning system – GPS]: Yapayuydulardan gönderilen sinyalleri alan, gerekli hesaplamalardan sonra noktanın üç boyutlu konumunun cm duyarlığında bulunmasını sağlayan ölçme sistemi. GPS.

kütlesel değerleme [İng.mass vauation, mass appraisal]: Bir grup taşınmaz malıntanımlanmış değerinin, belirli bir tarihte belirli ilkelere göre, toptan saptanması.

mahalle kurulu [eski:ihtiyar heyeti]: Mahallelerde, muhtarlıklarda bazı yetkileribulunan, seçimle göreve gelmiş üyelerden oluşan kurul.

mekansal bilgi sistemi [İng.spatial information system]: Temel altlığı büyük ölçekliharitalar olan coğrafi bilgi sistemi, coğrafi bilgi sistemi.

meydan [İng.square]: Genel olarak trafiğe kapalı, dolaşmaya ve dinlenmeye elverişliduruma getirilmiş, konser, toplantı vb etkinlikler için kullanılan, kent içindeki geniş alanlar. alan.

mirasçı [eski: varis]: Ölen bir kişinin mal varlığından hak sahibi olan kişi.

mevzii imar planı: Mevcut planların yetersiz kalması veya yeni yerleşim alanlarınınkullanıma açılması, sosyal ve teknik altyapı ihtiyaçlarını kendi bünyesinde sağlayan, raporuyla bir bütün olan imar planı.

mirasbırakan [eski: muris]: Ölümü sonucu, hakkında miras hukuku hükümlerinin uygulandığı kişi.

nirengi [İng.triangulation]: Arazide, kenarları birkaç km ya da daha büyük olanüçgenler oluşturarak ve bu üçgenlerin açılarını ölçerek, ayrıntı ölçmelerine temel oluşturacak bir kontrol ağı kurma işi, Üçgenleme.

nirengi noktası [İng.triangulation point]: Nirengi yöntemini uygulayabilmek veayrıntı noktalarının ölçülmesine de temel olabilmesi için arazide oluşturulan

üçgenlerin köşe noktaları, üçgenleme noktası.

orman haritası [İng.forest map]: Orman yönetimi için yapılan, üzerinde ağaçtürleri vb ormancılık bilgileri bulunan harita.

orman kadastrosu [İng.forest cadastre]: Orman alanları için uygulanan Türkiye’ye özelkadastro türü.

orman tahdit krokisi [eski:orman tahdit krokisi]: Orman KadastroKomisyonlarınca arazide düzenlenen orman sınırlarını gösteren kroki.

orman tahdit sınırı: Orman sınırlandırma işlemi sonunda ortaya çıkan vedaha sonra kadastro ölçmelerine dayanak olacak şekilde kroki üzerinde tanımlanan sınır.

orman yönetimi [İng.forester management]: Ormanların yetiştirilmesinden,bakımından, korunmasından ve geliştirilmesinden sorumlu ve görevli yönetim, etkinlikleri temel alan yönetim türü.

ortofoto harita [İng.orthophoto, orthophoto map]: Hava fotoğraflarının geometrikdüzeltmeleri sonunda, niteliği alışılmış çizgi harita ile aynı olan, üzerine harita bilgileri de eklenmiş fotoğraf görünümlü harita, Ortofoto.

ortogonal ölçme yöntemi [İng.,orthogonal measuring method]: Arazide, dik açıoluşturan bir prizma ve uzunlukları da çelik şeritle ölçerek uygulanan bir ölçme yöntemi, prizmatik ölçme yöntemi.

oturma hakkı [eski: sükna hakkı,İng.right of habitation]: Bir binadan veya onunbir bölümünden, başkasına devredilemeyen ve mirasçılara geçmeden konut olarak yararlanma hakkı.

Ölçme Bilgisi [İng.surveying]: Yer yüzeyindeki doğal ve yapay ayrıntıların,konumlarının ve yüksekliklerinin belirlenmesine yönelik ilkeleri, ölçme ve değerlendirmeleri içeren, geometri biliminin uygulaması olan bilim dalı.

Topoğrafya.

ölçme doğruluğu [eski:ölçme hassasiyeti,İng.surveying accuracy]: Ölçülen ya daölçülerden hesaplanan büyüklüklerin gerçek değere yakınlığını gösteren, karesel ortalama hata ile ifade edilen nicelik.

ölçme duyarlığı [eski:ölçme hassasiyeti,İng.measument precision, surveyingprecision]: Ölçülerin ve ölçü sonuçlarının birbirine yakınlığını gösteren, kareselortalama hata ile ölçülen nitelik, ölçme inceliği.

ölçme hatası [İng. cadastral surveying error]: Ölçme sırasında ortaya çıkan,düzenli ya da düzensiz, kaçınılamaz türden hatalar, bu hatanın büyüklüğü.

ölçü krokisi [İng.field sketch]: Takeometrik ve prizmatik ölçmeler sırasındaarazide çizilen, noktaların, çizgilerin ve alanların topolojik özelliklerini gösteren çizim.

öncelikli alım hakkı [eski: şuf’a hakkı]: Yasal ya da sözleşme ile doğan, başkasınasatılması durumunda taşınmaz malın kararlaştırılan bedelle kendisine devrini isteme yetkisi veren hak, öncelikli alım hakkı.

pafta: Belirli ölçekteki büyük harita, plan veya modeli oluşturan ayrı parçalardanher biri.

parsel cephesi: Yola bakan parsel sınırı ve bu sınırın uzunluğu, cephe.

parsel köşe noktası [İng.boundary corner]: Parsel sınırlarını oluşturan kırıkçizgilerin köşe noktaları, parsel kırık noktası.

parsel numarası [İng.parcel number]: Her kadastro adasında, parsellere 1’denbaşlayarak artan sırada verilen numara.

parsel oluşturma [eski: parsel ihdası]: İmar planı uygulaması sonucu kapanan yolnedeni ile oluşan yeni parselin tescili amacıyla yapılan işlem.

parsel sınırı [eski: parsel hududu,İng.property boundary]: Yol, meydan vb ortakkullanım alanları ya da komşu parsel ile ortak olan, fiziksel ya da kavramsal çizgi. sınır.

parsel tanımlayıcısı [İng.parcel identifier]: Tanımlanmış bir referans sistemine göre,parselleri tek anlamlı olarak tanımlayan, uzun harf ve sayılardan oluşan parsel numarası, parsel kodu

parselasyon [İng.parcelling, land subdivision]: İmar yasasına uygun biçimde yol,Meydan, yeşil alan vb kamu hizmetleri ile yerleşim alanları için bir arazinin parçalara ayrılması işi.

parselasyon planı [İng.subdivision plan]: İmar planlarına uygun olarak yapılan,belediye ve mücavir alan içinde belediye encümeni, dışında ise il idare kurulunun onayı ile kesinleşen, bir ay süre ile halka duyurulan plan.

pay [eski:hisse,İng.portion]: Bir taşınmazda tam iyeliğin bir bölümüne karşı gelenoran.

pay birleştirme [eski: hisse birleştirme]: Bir taşınmaz malda, aynı iyeye aitpayların birleştirilmesi.

pay devri [eski: hisse devri]: Elbirliği iyeliğinde, bir iyenin, payını diğer iyeyedevretmesi.

paydaşlığın giderilmesi [eski: izaleyi şuyu, şuyunun izalesi,İng.partition]:Birden çok iyesi bulunan bir taşınmaz malın yargı kararı ile satılarak, satış bedelinin pay oranlarına göre bölünmesi işlemi.

paylı taşınmaz mal [eski: hisseli taşınmaz mal]: Birden çok kişinin, belirli paylarlaiye oldukları taşınmaz mal.

peyzaj [İng.landscape]: Bir yörenin doğal görünüşü ya da bu doğa üzerinde insanyapısı nesneler ile birlikte görünümü, görünüm.

peyzaj düzenlemesi [İng.landscape design]: Bitki örtüsü vb doğal ya da yapayöğeleri düzenleyerek doğayı başkalaştırma sanatı ve işi.

peyzaj koruma: Var olan doğal görünümü koruma, bunların geliştirilmesi,iyileştirilmesi yönündeki çalışmalar.

proje [İng.project]: Bir amacı gerçekleştirmek için bir arada bulunan, başlangıcı vebitimi tanımlanmış, etkinlikler bütünü.

proje izleme [İng.project monitoring]: Bir projenin planlanan biçimde ve nitelikte,programlanan zamanda ve öngörülen kaynaklarla gerçekleşme durumunun izlenmesi, başarı durumunun belirlenmesi.

proje planlaması [İng.project planning]: Projeyi oluşturan işlerin sıralarının,uygulanacak yöntemin ve kullanılacak kaynakların belirlenmesi, iş planının yapılması.

proje yönetimi [İng.project management]: Bir projenin gerçekleştirilmesi içingerekli planlama, programlama, çalışmaları izleme, gerektiğinde önlem alma gibi tüm etkinlikleri içeren ve projenin bitirilmesi ile son bulan yönetim türü.

proje yönetim tekniği [İng.project management technique]: Projelerin planlama,programlama ve çalışmaların izlenmesinde yararlanılan kritik yol yöntemi, vb bilimsel yaklaşım.

rakabe: Osmanlı imparatorluğu zamanında toprağın çıplak mülkiyeti.

reaya: Osmanlı imparatorluğunun ilk yıllarında, askeri sınıfın dışında kalanözellikle tarım ile uğraşan halk topluluğu, sonraları müslüman olmayan topluluk.

resmi senet: Taşınmaz malın mülkiyetinin veya mülkiyet dışındaki bir hakkın devriiçin, tapu sicil memurunca düzenlenen ve yetkilinin huzurunda taraflarca imzalanan belge. akit, sözleşme.

röper [İng. referencing]: Nirengi, poligon vb kontrol noktalarının kolaycabulunması, yok edilmeleri durumunda yeniden oluşturulması için yakın çevredeki belirgin ve değişmez noktalara uzaklıklarını ölçülerek ilişkilendirilmesi.

röper krokisi [İng. referencing sketch]: Röper noktalarını, röper ölçü ve değerlerinigösteren kroki.

röper noktası [İng.reference mark]: Röper ölçüleri için seçilmiş, çoğu kez bronzçivi, yağlı boya v.b ile işaretlenmiş belirgin noktalar, röper işareti.

sağa değer [İng. easting value]: Ölçek katsayısı ile değiştirilmiş Gauss-Krögerprojeksiyonu Y koordinatına 500 000 eklenmiş ve başına dilim numarası yerleştirilmiş, sağa doğru artan koordinat değeri.

saklı pay [eski: mahfuz hisse]: Mirasçının yasa ile güvence altına alınmış alınmışmiras payı, korunan pay.

satın alma hakkı [eski: şufa hakkı, İng.option to purchase]: Bir taşınmaz malıbelirli bir süre içinde ve belirli bir bedelle satın alma hakkı.

sayısal harita [İng.digital map]: Harita bilgileri sayısal olan, bilgisayar dosyalarındasaklanan, bilgisayar ekranında görüntülenebilen, otomatik çizicide çizgisel ürüne dönüştürülebilen harita türü, dijital harita.

sayısal kadastro [İng.numerical cadatre]: Taşınmaz mal sınırlarını oluşturanparsel köşe noktalarının koordinatlarla tanımlanmış kadastro türü, nümerik kadastro.

sayısallaştırıcı [İng.scanner]: çizgi haritaları ve planları tarayarak sayısal haritabiçimine dönüştüren donanım.

sayısallaştırma [İng.digitizing]: Çizgi haritaları ve planları sayısal harita biçiminedönüştürme işi.

sıklaştırma [eski:teksif, İng.densification]: Yüksek derece nirengi noktalarındanaçılar ölçerek yeni üçgenleme noktalarının oluşturulması, sıklaştırılması işi.

sınır aşması [eski:sınır tecavüzü, İng.novation]: Komşu taşınmaz mal iyesinin, kendiyararına taşınmaz mal sınırını değiştirmesi.

sınırlandırma [eski:tahdit]: Kadastro ölçmelerinden önce ya da ölçmeler sırasındaparsel sınırlarının, iyelerinin belirlenerek bu bilgilerin bir krokide gösterilmesi.

sınırlandırma krokisi [eski: tahdit krokisi]: Kadastro ölçmelerinden önce ya daölçmeler sırasında taşınmaz mallarla ilgili iyelik, sınır vb hukuki inceleme sonuçlarının üzerinde gösterildiği, daha sonraki kadastro planlarının çizimine de temel olan kroki, tasarruf krokisi.

sınırlı ayni hak: Sahibine, mülkiyet hakkının verdiği yetkilerden ikisi olan kullanma veyararlanma haklarından birini ya da her ikisini sağlayan hak.

sit alanı: Doğal ya da insan eliyle yapılmış, özel bir fiziksel, tarihsel, bilimsel, ekolojikvb önemi bakımından korunması ve değerlendirilmesi gereken çevre.

sosyal altyapı [İng.sociale infrasturucture]: Sağlıklı bir çevre oluşturmak amacıylayapılması gereken eğitim, sağlık, dini, kültürel ve idari yapılar ile park, çocuk bahçeleri gibi yeşil alanlar.

sözleşme [eski:akit, İng.contract]: İki veya daha çok kişinin, kuruluşun hukuki birdayanak oluşturmak amacıyla, karşılıklı ve birbirlerine uygun isteklerini belirtmeleri ile gerçekleştirilen işlem.

sözleşmeli işlemler [eski: akitli işlemler]: Tapu Sicil birimlerinde resmi senetdüzenlenerek yapılan alım, satım, taksim, ipotek vb işlemler.

sözleşmesiz işlemler [eski: akitsiz işlemler]: Resmi senet gerektirmeyen, tapu sicilbirimlerinde yapılan ayırma, birleştirme, değişiklik vb işlemler.

sözleşmeli öncelikli alım [eski:sözleşmeli şüfa hakkı]: Sözleşme ile oluşturulanöncelikli yasal alım hakkı.

standart topoğrafik fotogrametrik harita [İng.,standart topografphic andphotogrametric map]: 1988 tarihli yönetmeliğine göre, fotogrametrik yöntemleüretilmiş,1/5000 ölçekli topografik harita. STF Harita.

standart topoğrafik harita [İng.standart topografphic map]: 1958 yılıyönetmeliğine göre, fotogrametrik yöntemle üretilmiş,1/5000 ölçekli topografik harita. ST Harita.

standart topoğrafik kadastral harita [İng.standart topografphic cadastral map]:Arazide bütünleme ve kadastro çalışmaları yapılarak kadastro haritasına dönüştürülmüş STK harita.

su kaynakları yönetimi [İng. water resource management]: Su kaynaklarınınsağlanması, kullanılması, korunması ve dağıtımı gibi etkinlikleri içeren yönetim.

su sağlama sistemi [İng.water suppply system]: İçme suyunun kaynaktan tüketiciyekadar toplanması, işlenmesi, depolanması ve dağıtımını içeren sistem.

su toplama çizgisi [İng.watershed line]: Su toplama havzalarını birbirinden ayıran,yüksek noktalardan geçen sanal çizgi.

su toplama havzası [İng.drainage basin]: Yağmur sularının belirli bir çıkışa doğru,sürekli olarak akmasını sağlayan yeryüzü parçası, drenaj havzası.

sulak alan [İng.wetland]: Doymuş toprak koşulları gerektiren bitki örtüsünü yada su yaşamını besleyecek yeterli yerüstü ya da yer altı sularına sahip, türbalık, bataklık gibi alanlar, balık ve su kuşlarına yetişme ortamı sağlayan vahşi ortamlar.

sürdürülebilir gelişme [İng.sustainable development]: Bu günün ve geleceğingereksinimlerini, geleceği tehlikeye sokmadan, karşılanmasına olanak veren ekonomik büyüme modeli, sürdürülebilir kalkınma.

sürüm değeri [İng.market value]: Serbest ve rekabetçi piyasa koşullarında birtaşınmaz malın en olasılı satış değerinin parasal karşılığı, piyasa değeri.

şerh [İng.note, annotation]: Üçüncü kişileri uyarmak için, tapu kütüğününilgili bölümüne yazılan bilgi, not.

taban alanı katsayısı: Bir bina arsasının toplam büyüklüğü ile o arsaüzerine inşa edilecek binanın izin verilen en büyük alanına oranı, TAKS.

takeometre [İng. tacheometer]: Bir üçayak yardımı ile poligon vb noktalar üzerineyerleştirilerek ayrıntı noktalarına olan yatay ve düşey doğrultuları ve mira yardımı ile eğik uzaklıkları ölçen alet.

tapu kütüğü [İng. t he book of real estate registers]: Köy ve mahalle temeline göretutulan, her parsel ya da bağımsız bölüm için birbirine bakan karşılıklı iki sayfa ayrılan; iyelerinin sürekli hak ve yükümlülükleri ile yüzölçümü ve niteliğinin yazıldığı, Devlet güvencesi altında olan büyük defter, ana sicil.

tapu senedi [İng.land sertificate]: Taşınmaz mal üzerindeki iyelik hakkınıtanımlayan ve tapu sicil birimlerince mal sahiplerine verilen belge, tapu.

tapu sicil bölgesi: Tapu sicillerinin tutulması için görevlendirilen Tapu SicilMüdürlüklerinin yetki alanı.

tapu sicil müdürü [eski: tapu sicil muhafızı,İng. land registrar]: Taşınmaz mallarlailgili, alım, satım, ipotek, bağışlama vb işlemleri yapmaya yetkili memur.

tapu sicili [İng.land register]: Taşınmaz mallar ile ilgili iyelik hak veyükümlülüklerini, nitelikleri, nicelikleri gösteren ve Devlet güvencesinde tutulan kayıtların tümü.

tapu tahriri [İng. land register, negative cadastre]: Güvenilir bir yöntemle yapılmışkadastro planlarına gereksinim olmayan, taşınmaz malların sadece mülkiyet bilgilerinin güvence altında olduğu bir ilkel kadastro türü.

tapu tahsis belgesi: İmar kurallarına aykırı olarak bir başkasının veya kamu taşınmazmalını işgal eden kişilere verilen belge.

tarla [İng.field]: Tarım amaçlı kullanılan arazi, kırsal alandaki taşınmaz mal.

tasarruf incelemesi: Kadastro sırasında, taşınmaz mal ile ilgili iyelik durumunu, hakve yükümlülükleri belirlemek için yapılan işlemler.

tasarruf kontrol memuru: Kadastro sırasında, taşınmaz mal ile ilgili iyelik bilgilerinive vara taşınmaz yükümlülüklerini kontrol ile görevli memur.

taşınmaz mal [eski: gayrımmenkul mal, gayrımmenkul,İng. real estate, real

property]: Yasalarla getirilen kısıtlamalar dışında, iyelerine diledikleri gibi kullanma

hakkına konu olan yer yüzeyi parçası, toprağın altı ve üstü ve tüm yapılar,

taşınmaz.

taşınmaz mal değerlemesi [İng. landvaluation]: Yasalarla belirlenmiş ilke vekurallara göre, taşınmaz mallara değer biçme işlemi Taşınmaz malın durumuna uygun yöntemlerden birini kullanarak, taşınmaz malın değerleme yapıldığı gündeki bedelini saptama işlemi.

taşınmaz mal edinim hakkı [eski: gayrimenkul iktisap hakkı]: Bir taşınmaz malasahip olma, kazanma biçimi.

taşınmaz mal işgali [İng.real estate occupation]: Kendisine ait olmayan bir taşınmazmalı ele geçirmek, iyelik hakkı sağlamak amacıyla, o taşınmaz üzerine yerleşmek, yapı yapmak vb yasal olmayan eylem, işgal.

taşınmaz mal yükümlülüğü [eski: gayrimenkul mükellefiyeti]: Bir taşınmaz malüzerinde oluşturulmuş yükümlülüklerin gene adı, taşınmaz yükümlülüğü.

taşkın alanı [İng.flood plain]: Taşkın kaynağının yakınındaki vadi tabanı, genellikleaşkına uğrayan alan.

taşkın alanı yönetimi [İng. flood plain management]: Taşkın alanlarınınkullanılabilmesine, görülecek zararların en aza indirilmesine yönelik planlama, programlama, uygulama vb etkinlikleri ieren yönetim biçimi.

taşkın denetimi [İng. flood control]: Taşkınların yol açtığı zararları denetlemek, yada en aza indirmek için kullanılan set, kanal, bent ve baraj gibi, yapılar.

tavan değeri: Normal ekonomik koşullarda oluşan taşınmaz malın en yüksek değeri

teraslama [İng.terracing]: Suyun yüzey akışını denetlemek ve toprak erozyonunu enaza indirmek için bir yamaçta eş yükseklik eğrilerine paralel toprak basamaklarının oluşturulması.

tescili [eski: gayrimenkul tescili, İng. registration]: Taşınmaz malın üzerindeoluşturulmuş yükümlülüklerin gene adı, taşınmaz yükümlülüğü.tapu kütüğüne yazımı,

temlik hakkı [İng.right of alienation]: Bir kimsenin sahibi olduğu bir menfaat veyaeşyayı bir başkasına devretme hakkı.

terkin [İng.delete]: Tapu kütüğündeki bir bilginin geçersiz duruma getirilmesi, yokedlmesi.

tımar: Selçuklular ve Osmanlılarda belirli görevler karşılığı kullanım hakkı kişilereverilen ve yıllık geliri 3-20 bin akçe olan toprak.

toplama kanalı [İng.interceptor sewer]: Akıntıyı ana kanallarda toplayıp arıtmatesisine taşıyan büyük kanal.

topoğrafik harita [İng.topographical map]: Yeryüzeyini eşyükselti eğrileri ile gösterenharita.

topoğrafya [İng.surveying, topography]: Vadi, dağ, tepe ve engebe gibi yer yüzeyininfiziksel özelliği ve biçimi.

toprak [İng.soil]: Mineral ve organik maddelerin parçalanarak ayrışması sonucuoluşan, yeryüzünü ince bir tabaka halinde kaplayan, bitki üretici nitelikleri olan canlı ve doğal kaynak.

toprak ağası [İng.landlord]: İyesi olduğu geniş topraklarını, kira ya da belirlihizmet karşılığı ve belirli bir süre için başkalarının kullanmasına izin veren kişi.

toprak çökmesi [İng.land subsidence]: Yer altındaki maden, kömür vb madenlerinçıkarılması sonucunda yer yüzeyinin çökmesi.

toprak derecelendirme [İng.soil graduation, soil classification]: Tarım topraklarının

niteliklerine göre sıralama işlemi.

toprak erozyonu [İng.soil erosion]: Havanın etkisi ile toprak parçacıklarınınufalanması ve sonra da rüzgar ve su ile taşınması süreci.

toprak haritası [İng.soil map]: Toprak türlerini ve sınırlarını gösteren, genellikle ortaölçekli tematik harita.

toprak kayması [İng.mass wasting]: Yerçekimi etkisiyle, kaya ya da toprağın, yavaşyavaş, ya da birdenbire aşağı doğru hareketi.

toprak koruma [İng.soil conservation]: Erozyon nedeni ile toprağın bozulmasını,denge kaybını en aza indirmek için yapılan çalışmalar.

toprak reformu [İng.land reform]: Büyük toprakların belirli bir sınırı aşanbölümlerinin, rasyonel işletmeler kurulmasına elverecek biçimde, toprak iyelik düzeninin iyileştirilmesi.

uygulama haritası: Uygulama imar planında öngörülen eksen ile, kent ve kasabaharitalarının üst üste çalıştırılması sonucu elde edilen harita, aplikasyon haritası.

uygulama imar planı [İng., eski:]: Ana plana uygun olarak hazırlanan, yapı adalarını,yolları, yoğunlukları vb bilgileri gösteren plan.

ülke koordinat sistemi [eski: memleket koordinat sistemi,İng.national coordinatesystem]: Ülke temel ağları ve tanımlanmış bir projeksiyon sisteminde oluşturulmuş,tüm ölçme uygulamalarında kullanılması zorunlu olan standart koordinat sistemi ulusal koordinat sistemi.

üst hakkı [İng.rihgt of construction]: Bir başkasının taşınmaz malının altında veyaüstünde yapı yapmak ya da yapılmış yapıyı koruma hakkı.

vakıf [İng.dedication endowment]: Gerçek ya da tüzel kişilerin taşınmaz mallarını vehaklarını, bir hizmetin gelecekte de yapılabilmesi için, ayırmaları sonucu yargı kararı ile kurulan tüzel kişilik.

veraset senedi: Mirasçıya, başvurusu üzerine sulh hukuk mahkemesince verilen veonun mirasçılık niteliğini kanıtlamasına ve kalıt üzerinde tasarrufta bulunmasına yarayan belge.

vergi değeri [İng.tax value]: Bina ve arazilerin beyan tarihinde, yasalarda belirtilenkoşullarda hesaplanan değeri.

vergi kadastrosu [İng.fiscal cadastre]: Topraklardan alınacak belirleme amacı olankadastro türü, mali kadastro.

yapay sınır [İng.physical boundary]: Taşınmaz malın sınırlarını gösteren, tahta perdeçit, duvar, vb yapılar.

yararlanma hakkı [eski: intifa hakkı,İng.usufruct]: Bir taşınmaz malın iyesiolmaksızın belirli bir süre içinde ya da süresiz olarak yararlanma olanağı tanıyan hak.

yardımcı siciller [eski:feri siciller,İng.auxillary register]: Ana sicilleri tamamlamaküzere tutulan; mal sahipleri sicili, vekaletten azil sicili, düzeltmeler sicili, kamu orta malları sicili, hacizler sicili, muhaberat sicili.

yaylak: Hayvanların yayılıp, otlamasına elverişli kırsal alan. otlak.

yenilenebilir enerji [İng.renewable energy]: Güneş, rüzgar, jeotermal, su, biokitle,gelgit ya da nükleer enerji üreten reaktörler gibi kaynakların ürettiği, kendiliğinden yenilenebilir, kullanmakla eksilmeyen enerji türü.

yeniden değerleme süresi [İng.revaluation cycle]: Arka arkaya yapılan iki kütleseldeğerleme arasındaki süre.

yer altı suyu [İng.ground water]: Yerüstü su kaynaklarından sızıntı ya da yağmuryoluyla yenilenen yer yüzeyinin altında yataklanan su oluşumları.

yer gösterme [İng.setting marks, setting out]: Kadastro ya da parselasyon planlarındaolan ve arazide olmayan parsel köşe noktaların arazide işaretlenmesi, aplikasyon.

yer kontrol noktası [İng. ground central point]: Fotogrametri yöntemi ile haritayapımında, hava fotoğraflarının çekiminden önce arazide oluşturulan, hava işaretleri yapılan, koordinatları yer ölçme yöntemleri ile elde edilen kontrol noktası.

yerel Koordinat Sistemi [mahalli koordinat sistemi,İng.local coordinate system]:Başlangıç noktası ve eksenleri özel olarak seçilmiş, iki ya da üç boyutlu koordinat sistemi, bölgesel koordinat sistemi.

yerleşik alan [eski: meskun alanİng.residential area]: Köy ve mezraların topluolarak bulunduğu yerlerde mevcut binaların en dışta olanlarının dış kenarlarından belirli bir mesafede dışından geçirilecek çizginin içinde kalan alan.

yerleşim alanı: Konut, konaklama, turizm, sanayi vb amaçlar için kullanılmak üzereplanlanarak yapılaşmış veya eskiden beri bu amaçla kullanılan ve planı bulunmayan yerleşik alanlar ile arsa niteliği kazanmış araziler.

yerleşim dışı alanı [eski: gayrı meskun alan,İng. nonresidential area]: Yerleşimalanı dışında kalan, kent ve kasaba alanları.

yeşil alan [İng.green space]: Kentlerde park, çocuk bahçesi, oyun alanı olarakayrılan yer.

yeşil kuşak [İng.green belt]: Bir yerleşim alanı çevresinde yer alan, yapılaşmaolmayan arazi kuşağı.

yeter büyüklükte tarımsal parsel: Makineli tarımda toplam işlem zamanları ve alankayıplarını optimum yapabilen, arazi nitelikleri, ürün deseni ve potansiyeline göre belirlenen ve daha fazla küçültülemeyecek en küçük tarım parseli büyüklüğü.

yevmiye defteri: Taşınmaz malla ilgili olarak yapılan başvuruların, tarih ve sıranumarasına göre kaydedildiği ana sicil.

yola terk: İmar planlarında taşınmaz malların bir bölümünün açılan yollara bırakılması.

yönetim [eski:idare, sevk ve idare, İng.management, administration]: Kişi ya davarlıklarla ilgili bir hedefe ulaşabilmek için, planlama, örgütleme, güdüleme ve denetleme işlevlerinden oluşan etkinlikler bütünü.

yönetim sınırı [eski:idari hudut]: Genel ve yerel yönetimle ilgili olan mahalle, köy,ilçe ve il sınırları.

yukarı değer [İng.northing]: Ölçek katsayısı ile değiştirilmiş, başlangıcı ekvatordüzlemi olan ve yukarı doğru artan Gauss Krüger projeksiyonu x koordinatı.

zabıt defteri: Kadastrodn önce kullanılan defter ve başvuru sırasına göre tutulan defter.

zaman aşımı: [eski:müruru zaman,İng.lapse of time; prescription]: Bir hakkınkazanılması ya da kaybedilmesi için geçmesi gereken yasal süre.

zeamet: Osmanlı İmparatorluğunda, bazı görevler karşılığı kullanım hakkı kişilereverilmiş toprak.

zilyet [İng.possessor]: Bir taşımaz malın iyesi olmaksızın ondan yararlanan ve onukullanan, elmen.

zilyetlik [İng.possesion, occupation]: İyesi olmaksızın bir taşınmaz maldanyararlanma ve onu kullanma, elinde bulundurma.

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.